ZAMAN KAZANMAK

Belki bu hafta içinde İngilizce konuşulacak toplantılara veya iş mülakatlarına katılacaksınız. Konuşmaların akışında düşünmek için zamana ihtiyacınız olabilir. İşte konuşurken size zaman kazandıracak bazı kalıplar: Let me see. Bir düşüneyim. Burada see “görme”k anlamında değil, düşünmek anlamında kullanılmış. Konuşurken “anlıyorum” anlamında I see diyebiliriz. What can I say? Ne söyleyebilirim? That’s an interesting point.İlginç bir Daha fazla okuyunZAMAN KAZANMAK[…]

“WILL” VE “BE GOING TO” KULLANIMI

Will” ile “be going to” kullanımı zaman zaman karıştırılmaktadır. Aralarındaki farkı şu şekilde açıklayabiliriz: Anlık verilen kararlarda “will” kullanılır. Bir işin gelecekte yapılması ile ilgili size bir soru sorulduğunda ve gelecekle ilgili anlık verdiğiniz kararlarda “will” kullanmalısınız. Planlanmış veya kesin gözü ile bakılan durumlarda “be going to” kullanılır. Örnekler – Your husband phoned where you Daha fazla okuyun“WILL” VE “BE GOING TO” KULLANIMI[…]

WHAT IS YOUR MAJOR?

Ana dili İngilizce olan biriyle üniversitede okuduğunuz bölümle ilgili sohbet ederken “major in” kalıbını karşınıza gelecektir. Siz de İngilizce konuşurken okuduğunuz üniversite bölümünü belirtmek için bu kalıbı kullanabilirsiniz. What are you majoring in?  What did you major in?  What is your major? I think she is going to major in Industrial Engineering. I majored in Daha fazla okuyunWHAT IS YOUR MAJOR?[…]

PRESENT CONTINUOUS VS. PRESENT SIMPLE

Present Continuous Tense ile Present Simple Tense başlangıç seviyesinde İngilizce öğrenirken biraz aklımızı karıştırabilir. En basit şekilde açıklamak gerekirse; Konuşma anında veya civarında olan olayları anlatırken Present Continious ile cümleler kurarız. Genelde olan veya düzenli olarak tekrarlanan olayları ifade etmek için Present Simple ile cümleler kullanırız. Örneklerle pekiştirelim isterseniz; The water is boiling. Can you Daha fazla okuyunPRESENT CONTINUOUS VS. PRESENT SIMPLE[…]

THE LIFE AFTER COVID-19

Passenger 1: Hello, at least, travel bans were over. Passenger 2:  Yeah. Passenger 1: Lockdown affected the whole world. Passenger 2:  Yeah. Quarantine days were difficult for people. Passenger 1: You’re right.  I am a football referee. We don’t know how Covid-19 will affect sports competition. What is your job? Passenger 2:  I am an Daha fazla okuyunTHE LIFE AFTER COVID-19[…]

İş İngilizcesi Nedir?

İş İngilizcesi (Business English) Nedir? İş İngilizcesi (Business English), iş alanına, profesyonel çalışma hayatına yönelik İngilizce’dir. İşle ilgili kelime ve kavramları, iletişim biçimlerini, mektup ve e-posta örneklerini, sunum becerileri, toplantı yönetimi gibi temel konularda İngilizce yetkinlik ve dil becerilerinin geliştirilmesini hedefleyen dil öğretim programlarıdır. Farklı kulvarlarda geçen 20+ iş hayatım ve 3 yıldır yapmaya başladığım Daha fazla okuyunİş İngilizcesi Nedir?[…]