Evde Çalışmak

Evde Çalışmak, Oh Ne Rahat

Cumartesi günü eski bir iş arkadaşımla kitapçıda karşılaştık. ÖSYM’nin yaptığı sınavlar için test kitapları, konu anlatımı kitapları satan kitapçıya karısıyla birlikte LGS’ye hazırlanan kızlarına kitap almak için gelmişlerdi. Ben de KPSS, YDS gibi sınavlara hazırlanan danışanlarıma yardımcı olacak kitaplar bakmak için ordaydım. Selamlaşmadan sonra iki eski iş arkadaşının birbirlerine soracakları soruları yönelttik birbirimize:

“Ne yapıyorsun şimdi?”

“Nerede çalışıyorsun?”

Yarı kamu iştiraki olan  bir bilişim şirketinde çalışıyormuş. Görevini sormadım o da söylemedi. Birlikte çalıştığımız dönemde orta düzey yönetici idi. Geçen 10-12 yılda üst düzey yönetici olmuştur diye tahmin ediyorum. Zaman zaman sosyal medya iş platformlarında rastladığım paylaşımları bu tezimi kuvvetlendiriyordu. İşimi sorunca verdiğim cevap “Koçluk yapıyorum, İngilizce ders veriyorum, şirketlere eğitim veriyorum” oldu. Evden çalıştığımı söylediğimdeki tepkisi beni şaşırttı. Gülerek “Oo ne güzel, biz bulamadık böyle bir iş” dedi. Şaşırdım. Mühendis, profesyonel alanda tecrübesi olan,  bilişim şirketlerinde birinin bu tepkisi beni çok şaşırtmıştı. Hayrete düşmemin bir nedeni evden çalışmayı rahat bir iş görmesi kadar başkacalarının işini kolay bulması idi. Kısa konuşmamız iyi temennilerle sona erdi.

Onun tepkisi üzerinden evde çalışmaya kolay bakan insanları anlamaya, analiz etmeye başladım. Profesyonel iş hayatı ile ilgili çok fikri olmayanların “oo evde çalışmak, lüküs hayat, yan gel keyfine bak” olarak düşünmeleri yadırganmaz ama belli bir iş kültürü olanların bu tür tepkileri beni hayrete düşürüyor. Muhatabın ben ya da başka bir evden çalışan olmasının önemi yok.

Eski iş arkadaşımın böyle bir tepki vermesinin nedenlerini kendimce sıralamaya başladım. BİR-Kadın olduğum için olabilirdi. Eve öğrenci veya danışan gelir, 1 saatte ders verilir, seans yapılır arada bir şirketlere eğitime gidilir. Kalan zamanlarda altın günlerine abone olunur diye düşünebilir. İKİ-  Dünyada kendi işinden başka diğer işlerinin önemsiz veya kolay olduğu algısı böyle düşünmesine sebep olabilir. ÜÇ-  İşini sevmediği, iş hayatında beklentilerini karşılamadığı, hayal kırıklıkları yaşadığı için o sözler ağzından çıkmış olabilir. Bunun içinde diğer işlere, iş modellerine küçümseyerek bakabilir. Bu üçüncü seçenek aklıma geldiğinde pek inanmadım, inanmak istemedim ama mümkün olabilir. Yok saymak, küçümsemek insan psikolojisinde olan bir davranış biçimidir.

Sonra arkadaşımın önyargılarını, nedenlerini bir kenara koydum. Çünkü nedenleri, tecrübeleri ne olursa olsun insanların aklında evden iş yapmanın kolay olduğuna dair genel bir ön yargı vardı. Yirmi yılı aşan profesyonel iş hayatımda daha önce de evden çalışma tecrübem olmuştu. E- ticaret yaptığım dönemde ev-ofis çalıştım. İnternetten ürün sattığımı öğrenen insanların tepkileri ayrı bir yazı konusu olabilir. İnsanların algısı internetten üzerinden siparişler geliyor ben de elimde çay bardağım, kahve fincanım para sayıyorum şeklindeydi.

Oysa evden çalışmanın, işinizi evden yönetmenizin bir ofis kiralayıp, döşeyip çalışmaktan pek de farkı yok.  Ticari bir iş yapıyorsanız müşterilerinize ulaşmak için yapacağınız çalışma, sarf edeceğiniz emek ofis ortamında yaptığınızdan farklı olmayacaktır.  Bir ofisten veya evden çalışırken aynı emeği, aynı enerjiyi ve zamanı harcayacaksınız.

Evden çalışmak denilince akla eşofman üstü tişörtle önünde dizüstü bilgisayar elinde kahve fincanı mutlu yüzlü insanlar resmedilir. İnternetteki görsellere bir göz atarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Aslında evden çalışmak bizim kültürümüze hiç yabancı değildir. Şimdilerde ne kadar var bilemiyorum ama benim çocukluğumda evden çalışan kadın terziler vardı. Müşterileri de kadın olan bu terziler kazançlarıyla bir evi rahatlıkla geçindirebilirlerdi. Günümüzde de evden el işleri ile ciddi kazanç sağlayan hanımlar var. Hatta evde üretip, internetten satarak gelir elden eden kadınları görmek mümkün. Eskiden beri evden yapılan işlere bir örnek yabancı dil çevirmenliği olabilir. Evden çalışmak aslında 2000’li yıllarda hayatımıza birden girmedi. Ama günümüzde biraz daha yaygınlaştı ve çeşitlendi diyebiliriz.

Evden iş yapmak ciddi iş planı dosyası hazırlamayı gerektirir. İşe başlamadan önce detaylı maliyet araştırması yapılmalı, pazarlama planı hazırlanmalıdır. Ofis kira, giderleri yok, tek başınasın haliyle personel gideri yok şeklinde rehavete kapılmamalı, maliyet hesaplaması dikkatli yapılmalıdır.

Bir ticari kuruluşunun hayatta kalması için fatura kesmesi dolayışla para kazanması gerekir. Bunu da satışlar veya verdiği hizmet sağlayacaktır. Örneğin ben kazancımı profesyonel koçluk ve ikinci dil öğretiminde danışanlarıma verdiğim hizmetlerden sağlıyorum. Bunu da evde veya danışanın ofisinde haftada 1 veya 2 saatlik ders veya seanslar vererek yapıyorum. Peki bu danışanları nasıl bulacağım, nasıl kazanacağım? Telefon konuşmaları, danışanları ziyaret, sosyal medya tanıtımları, seminerlere katılmak gibi birçok işi yapmam gerekiyor. Yani ofiste, plazada iş yeri olan biri nasıl müşteri bulacak ise ben de aynısını yapıyorum. Evden veya ofisten çalışmanın fiziki şartlarda farklılıkları olabilir. Ama iş süreçleri, pazarlama araçları vb. aynı olacaktır.

Evden çalışmak göreceli olarak daha rahat bir çalışma ortamı olarak algılansa, kolay para kazanma şekli diye düşünülse de harcanılan emek, yapılan iş ofis ortamındaki bir işten farklı değildir. Yazının başında arkadaşımın tepkisinde bir küçümseme, kötü niyet olduğunu düşünmüyorum. Her gün sabah işe gitmenin, trafikte boğuşmanın verdiği bir yorgunluk, bıkkınlıkla söylenmiş bir söz olduğunu tahmin ediyorum. İş yerleri yalnızca ofislerden, binalardan ibaret değil. Ev, ofis, fabrika, tarla, deniz neresi olursa olsun asıl önemli olan çalışmak, üretmek. Hangi fiziki şartlarda olursa olsun hiçbir iş diğerine göre daha kolay veya daha önemsiz değil

Eğer bir iş diğerine göre daha az önemli veya daha kolay diye sınıflandırırsak banka hesabımızda ne kadar çok paramız olursa olsun, o modern, lüks mutfaklarımızda pişireceğimiz bir gıda malzemesi bulamazdık.

Başlayan haftamızın hayırlı ve verimli geçmesi dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir